Türk Borçlar Kanunu’nun 285-298 maddeleri arasında Bağışlama Sözleşmesi düzenlenmiştir. Bağışlama sözleşmesi, tek taraflı borç yükleyen, sağlar arası ivazsız ve rızai sözleşmedir. Bağışlama sözleşmelerinde bağışlayan ve bağışlanan arasında rıza olması aranmıştır.
Bağışlama, kazandırıcı bir işlemdir ve bağışlama karşılıksız olmalıdır. İşlemin bağışlama olabilmesi için karşılıksız zenginleştirme amacını taşınması ve bağışlama amacını taşımalıdır. Her ne kadar ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi veya kanundan ve mahkeme kararından doğan bir yükümlülüğün yerine getirilmesi esnasında bağışlama amacı taşınsa da bunlar bağışlama olarak nitelendirilemezler.
Bağışlayanın Ehliyeti
TBK 286/1’e göre fiil ehliyetine sahip olan herkes, eşler arası mal rejimi ve miras hukukundan doğan hükümler hariç olmak üzere malları üzerinde serbestçe bağışlama yetkisine sahiptir. TBK 286/2’ye göre ise bağışlayanın savurganlığı yüzünden kısıtlama kararı verilirse; bağışlamayı izleyen bir yıllık süre içerisined bağışlama mahkemece iptal edilebilir.
Kanun koyucu kısıtlılar ve küçükler için bir sınırlama getirmiştir. Kısıtlıların ve küçüklerin yasal temsilcilerinin rızası dahi olsa bağışlama yapamazlar ve yasal temsilcileri de temsil ettikleri kişiler adına bağışlama yapamaz. Bir de ölüme bağlı tasarruflar tenkise tabidir.
Bağışlananın Ehliyeti
TBK 287’ye göre, bağışlananın tam ehliyetli olması şart değildir ancak bağışlananın yasal temsilcisi ilgili bağışlamaya yasak getirebilir veya bağışlanan şeyin geri verilmesini emredebilir. Yasaklama ve geri verilmenin emredilmesi halinde bağışlama ortadan kalkar. Yasal temsilci yasaklama ve kısıtlama kararını açıklarken bunu bir gerekçeye tabi kılmak zorunda değildir. Ayırt etme gücüne sahip olanlar vesayet makamına itiraz edebilirler.
Bağışlamada Tarafların Rızası
Bağışlamaya konu olan şeyin, bağışlanan tarafından, bağışlananan rızaen verilmek istenmesi ve bağışlanan kişinin de bunu kabul etmesi gerekir. Kabul beyanı sarih olabileceği gibi zımnen de olabilir. Bağışlanan, malı alıp kullanmaya başlamış ve bir kabul beyanında bulunmamış ise burada kabulün zımnen yapıldığı söylenebilir.
Bağışlama önerisi, bağışlananın kabulüne kadar geçerli olsa da bağışlayan, bağışlama önerisini kabul beyanına kadar geri alabilir.
