Satış sözleşmelerinde maldaki yarar ve zararın geçişi hakkında kanun koyucu çeşitli düzenlemelerde bulunmuştur. Roma Hukuku’ndan gelen bir kural “Hasar Malike Aittir”. Türk Borçlar Kanunu’nda ise bu kural kabul görmüştür. Mallardaki yarar ve zararın geçişi için düzenlemeler yapmıştır.
Türk Borçlar Kanunu 208’inci maddede anıldığı üzere; durumun gereği ve sözleşmeden doğan ayrık halleri hariç tutarak, satılanın yarar ve hasarı taşınır satışlarında zilyetliğin devri ile taşınmaz satışlarında ise tescil anına kadar satıcıya ait olduğu benimsenmiştir. Taşınır satışlarında zilyetliğin devri ile mülkiyet devir olacağı için, zilyetliğin devir anına kadar malik satıcıdır. Zilyetliğin devrinden sonra da yeni malik alıcıdır. Roma Hukuku’nda benimsenen ilkeyi burada net bir şekilde görebilmekteyiz.
Kanun koyucu ilgili maddenin devamında alıcının, satılanın zilyetliğini devralmada temerrüde düşmesi halinde sorumluluğu alıcıya yüklemiştir. Sıklıkla karşılaşılan bir örnek olarak; Yapısı gereği bozulabilecek ürünlerde alıcının temerrüde düşmesi durumunda, alıcı maldaki bozulmalara katlanmak zorundadır. Somut olayda satıcı ürünleri alıcıya zamanında ulaştırmıştır.
Satıcı, alıcının isteği üzerine satılanı ifa yerinden başka bir yere gönderecek ise yarar ve hasar satılanın taşıyıcıya teslim edildiği anda alıcıya geçtiği kanun koyucunun hükme bağladığı bir konudur. Burada esasen satıcı bağımsız bir taşıyıcıya malı teslim etmekte ve hasar ve yararın alıcıya geçişi sağlanmaktadır.
İncelenmesi gereken bir konu ise, geciktirici koşula bağlı sözleşmelerdir. Geciktirici koşula bağlı sözleşmelerde sözleşme geciktirici koşulun meydana gelmesi ile kurulmuş sayılır. Koşulun gerçekleşmesinden itibaren malı elinde bulunduran alıcının mülkiyetine geçirme yükümlülüğüne girer, alıcı ise bedeli ödemek durumundadır. Yarar ve zarar, malın devrinden sonra gerçekleşeceği için bu durumda geciktirici koşulun gerçekleşmesinden sonra, alıcının mülkiyetine malın geçmesi ile birlikte hasar ve yarar alıcıya geçer.
Bir örnekle açıklayacak olursak (A) ve (B) arasında akdedilen sözleşmeye göre; (A), işe girdikten sonra arkadaşı (B)’den bir televizyon satın alacağını karara bağlamışlardır. Somut olayda (A)’nın işe girmesinden sonra (B)’den televizyonu alacağı ana kadar olan yarar ve zarara (B) katlanmak zorundadır. Mal (A)’nın mülkiyetine geçmesinden itibaren hasar ve yarar (A)’ya ait olur.
